Archives 18 Mart 2019

Hac Rehberi

Yüce dinimiz İslâm’ın beş temel esasından (ibadetinden) biri olan haccın nasıl yapılacağına dair pek çok eser yazılmıştır.

Hac esnasında okunabilecek belirli dualar vardır. Hemen hemen bütün hac rehberleri kitaplarında bu dualar çok uzun bir şekilde ve Latin harfleriyle okunuşları ile verilmiştir. Biz ise duaları, orijinal harflerle ama Türkçe manaları ile vermeyi uygun gördük. Allah, hac ve umrenizi kabul etsin.

İslâm dininin en önemli ibadetlerinden biri olan Hac, Hicretin 9. yılında farz kılınmıştır. Resulullah Efendimiz (s.a.v.) Hacc’ın farz kılınması üzerine, ashabtan Hz. Ebu Bekir’i (r.a.) müslümanlara Hac yaptırmak üzere Mekke’ye gönderdi. Ertesi sene, yani Hicretin 10. yılında da bizzat Peygamberimiz (s.a.v.), müslümanlara önderlik ederek Hac yaptırdı. Peygamberimizin yaptığı bu Hac onun son Hacc’ı olduğu için buna ‘‘Veda Haccı’’ da denilir. Peygamberimiz, bu hac esnasında Arafat’da ayrıca bir hutbe verdi. Bu hutbeye de Veda Hutbesi denilir.

Veda Haccı peygamberimizin aynı zamanda, Hacc’ın farz kılınmasından sonraki ilk ve son Hacc’ıdır. Hac, eski devirlerden beri süre gelen bir ibadet çeşidir. Kur’an-ı Kerim’in Hac Suresinde ve Hadis-i Şeriflerde, Hz. İbrahim’in (a.s.) insanları Hac için çağırmakla emrolunduğu anlatılmaktadır. Zira Peygamberimiz (sav) de peygamberlik gelmeden önce Kabe’yi tavaf etmiştir. Hatta, bu dönemde Müşrikler dahi Hac yapıyorlardı.

Hac ibadetinin yerine getirilebilmesi için belirli şartlar vardır. Bu şartlardan en önemlilerinden biri zaman şartıdır. Bir diğeri ise mekan şartıdır.

Kabe ve Arafat mekanları, 1 Şevval – 9 Zilhicce zamanlarında ziyaret edilmedikçe Hac ibadeti yerine getirilemez. Arafat için zaman 9 Zilhicce’dir. Bu konulara ilişkin geniş açıklamaları rehberin ileriki sayfalarında bulacaksınız. Hac, alemlerin tek Rabbi olan Allah’a kulluğun zirveye ulaştığı bir ibadettir. Bütün insanların, şan, şöhret, makam ve mevki gözetmeden eşitlendiği, derecelerin ancak Allah katında bilindiği bir ibadet olan Hac, giyilen ve girilen ihram ile birlikte insana kendi acziyetini, ve Allah’ın azametini hissettirir. Allah’ın evi diye bilinen Kabe, namazlarda yönelinen son noktadır.

Yalnız, burası ‘‘Allah’ın evi’’dir, demek, Allah’a mekan izafe etmek anlamında değildir. Allah tarafından hususî olarak belirlenip, insanlara ibadet noktası olarak tesbit edilen yer, anlamındadır. Ayrıca, bu özelliğinden dolayı orada her türlü kötülük, masiyyet, ve hatta bunlara götüren davranışlar yasaklanmıştır. Tavaf, Allah tarafından değerli ve bereketli kılınan işte bu yüce makamın etrafında insanın kendi acziyetini, Allah’ın da yüceliğini kabullenmesinin bir ifadesidir. Bununla birlikte, böylesine azamet ve merhamet sahibi olan Allah’a şükür ile, rahmeti ve bereketi bol olan Rabbü’l Alemin’den af dilemek için bir fırsattır. Arafat’ta vakfe, mahşer gününü hatırlatır.

Çünkü insanlar mahşer günü bu şekilde cem olunacaklardır. İki parça ve özellikle beyaz olan ihram kıyafetleri, dünyanın her tarafından gelen, makamları, emir verme yetkileri, renk, dil ve ırkları farklı olan insanların eşitlendiği ve sadece tek olan Allah’ın tazim ve tekbir edildiğinin simgesidir. O gün orada hiçbir şeye zarar gelmez. Ot ve hayvan dahil hiçbir canlıya zarar verilmez. Zarar vermeye götüren yollar da kapalıdır. İşte bu önemli ibadet, Allah’tan bir rahmet olarak belirli şartları taşıyınca, kişiye, ömründe yalnızca bir kere farzdır. Tekrarındaki sevabdan ve hikmetlerden hiçbir mü’min mahrum olmak istemez. Vakfesi olmayan Hac diyebileceğimiz umrenin de sevabı çoktur.

Umre Nedİr?

UMRE
Sözlükte mamur bir yeri ziyarete niyet ve azm etmek manasına gelen umre, hac zamanı olan beş günden başka, senenin her günü, ihram ile yapılan, tavaf,sa’y ve saç kazımak veya kesmektir. Umrenin farzı ikidir; İhram ve tavaf. İhram umrenin şartı, tavaf ise rüknüdür. Sa’y ve tıraş olmak ise vaciptir. Umre, senenin her mevsiminde  yapılabilir. Ancak arefe ve kurban bayramının  dört gününde yapılması mekruhtur. Ramazan-ı Şerifte yapılması ise daha faziletlidir.

YAPILIŞ ŞEKLİ
Gerekli vücut temizliği yapılır. Mümkünse güzel kokular sürülür. Harama uygun elbiseler giyilir. Erkekler bütün elbiselerini çıkarıp, “izar” ve “rida” denilen iki parça örtüye bürünürler. Bu iki örtünün beyaz yeni ve temiz olması müstehaptır. Ayrıca vücudu belli etmeyecek şekilde kalın olmalıdır. Kadınlar ise tesettüre uygun şekilde diledikleri gibi giyinebilirler fakat yüzlerini ve ellerini örtemezler.

İHRAMA GİRERKEN
Bu hazırlıklardan sonra mikad sınırında veya daha önce ihramın sünneti olarak iki rekat namaz kıldıktan sonra umre için şu şekilde niyet edilir.” Allah’ım senin rızan için umre eda etmek istiyorum. Onun edasını bana kolay kıl ve umremi kabul buyur. Allah rızası için umreye niyet ettim ve ihrama girdim.”

Namazdan sonra telbiye getirilir. Telbiye :”Lebbeyk. Allahümme lebbeyk. Lebbeyke lâ şerike leke lebbeyk. İnne-l hamde ve-n niğmete leke ve-l mülk lâşerîke lek”
Bu niyetten sonra artık ihrama girmiş olunur ve ihram yasaklarına dikkat edilmesi gerekir.Yol boyunca telbiye ile beraber tekbir, tehlil ve salavât-ı şerife getirilerek devam edilir.
MEKKE-İ MÜKERREME’YE VARINCA
İmkan varsa gusül abdesti alınır, bu mümkün değilse abdest alınır. Beytullah’a doğru telbiye, tekbir ve tehlil ile yürünür. Bu esnada başkalarını incitmekten sakınmak gerekir. Beytullah’ı ilk görüşte samimi duygular içinde kabul olunacağına şüphesiz inanarak dua edilir.Tavafa hazırlık yapılır. Tavaf için Hacer-ül Esved’in bulunduğu köşeye gidilir. Hacer-ül Esved-i istîlam ile tavafa başlanır. Bu tavaf, umre tavafıdır.

İstîlam; İki eli, iç kısmı Hacer-ül Esved’e gelecek şekilde kaldırarak ve “Bismillah-i Allahü Ekber” diyerek yapılır. Tavaf; Yedi şavttır. Her şavt Hacer-ül Esved’te başlar ve Hacer-ül Esved’te biter. İlk üç şavtında remel yapılır. Remel; Kısa adımlarla, hafif koşarak, omuzları hafif silkeleyerek çalımlıca yürümektir. Hanımlar remel yapmazlar.Tavaf bitince iki rekat tavaf namazı kılınır. Bu namaz vaciptir. Kerahet vaktinde ise sonraya bırakılır. Sonra bol bol zemzem içilir ve bedene dökülür. Hacer-ül Esved’e gelinir, istîlam ederek ayrılıp Safâ’ya doğru hareket edilir. Bu esnada tekbir, tehlil ve salavat-ı şerifeye devam edilir.
Safâ’ya Varınca;Safâ’da sa’y yapılır. Bu sa’y umre sa’yıdır. Şöyle niyet edilir.

”Niyet ettim Allah rızası için Safâ ve Merve arasında sa’y etmeye.” İki yeşil direk arasında “hervele” yapılır. Hervele; Süratlice koşmaktır. Remelden farklıdır, ondan daha hızlıdır. Ancak vakarı zedeleyecek şekilde var gücüyle koşmamak gerekir.  Hervele sa’yın her şavtının sünnetidir. Hanımlar hervele yapmazlar. Sa’y yedi şavttır. Safa’dan başlayıp Merve’de biten yürüyüş bir şavttır. Merve’den Safa’ya dönüş ikinci şavttır. Böylece devam eden sa’y yedinci şavtta Merve’de biter. Safa’dan Merve’ye 4 gidiş, Merve’den Safa’ya 3 dönüş olmak üzere toplam yedi şavttan bir sa’y meydana gelir. Sa’ydan sonra saç traş edilip, ihramdan çıkılır. Traş iki türlü olur; Halk ve taksir.  Halk; saçın tamamını dipten traş etmektir. Bu daha eftaldir. Taksir; başın üçte biri veya dörtte birinden “ünmüle miktarı” kesmektir.  Ünmüle miktarı; Parmağın üç boğumundan en uçtakinin uzunluğu kadardır. Hanımlar sadece taksir yaparlar, halk yapmazlar. Traş olunduğunda; bütün ihram yasakları kalkar. Böylece umre tamamlanmış olur. Mekke de bir Mekkeli gibi dolaşıp, nafile tavaf yapılabilir, ibadet ve dualarla vakit değerlendirilebilir. Tekrar Umre yapılabilmesi için harem hududu dışındaki “Ten’im” veya “Cirâne” tercih edilebilir. Zira Ten’im Resulullah (S.A.V) Efendimizin emri ile Hz. Aişe (R.A.) validemizin ihrama girdiği yerdir. Cirâne ise Resulullah (S.A.V) Efendimizin Huneyn ve Taif seferlerinin akabinde kendilerinin ihrama girdiği yerdir.

PARA BİRİMİ
USD Amerika Birleşik Devletleri (ABD) doları